cizgi
duyuru DUYURULAR :
Web sitemiz yenilenmiştir, üst menüden ilgili içeriklere aynı şekilde erişebilirsiniz..

Yargı Sürecinde Bilirkişilik

Yargı Sürecinde Bilirkişilik

Sanayi alanındaki yenilik ve buluşlar ,prodüktivitenin ve ekonomik büyümenin ana faktörlerindendir.Yenilik / buluş,genel olarak yeni mamüllerin ve yeni usullerin bulunması ve geliştirilmesi ve bunların ekonomiye intikalini sağlayan gelişim olarak kabul edilmektedir.
Bu anlamda konu sadece buluş yapan ve/veya hak sahibi yönünden değil aynı zamanda Devlet’in bütünündeki insanların refah,sağlık ve güvenliği yönünden büyük bir önemi vardır. Buluşun teknik alana ait bir çözümü içermesi yanında konusunu oluşturduğu patentten doğan hakka tecavüz halinde önemli sorunlar bulunmaktadır.Bunlardan biri de ,bilirkişi seçimi ve bilirkişi raporu düzenlenmesi konusunda yaşanmaktadır.
Patent hukuku tekniğe bağlı olarak sürekli değişime uğrayan kendine özgü sistemi olan karmaşık ve deyim yerinde ise ağır bir hukuk alanıdır.Bu sebeple,patentten doğan hakka tecavüz halinde sorunun çözümünün hem hukuki hem de teknik yönleri bulunmaktadır.Bu tespit mahkemelerde açılan davalarda seçilecek bilirkişi ve düzenlenecek bilirkişi raporunun önemini ortaya koymaktadır.

a) Bilirkişi seçimi 
Bir vakıa hakkında ancak o konuda özel ve teknik bilgi sahibi olan, yani “uzman” kişiler bilirkişi olarak seçilebilir (HUMK m.275). Bilirkişinin, konusunda uzman olup olmadığının tespiti ve seçilmesinde hem dava taraflarına hem de hakime büyük görevler düşmektedir. Bununla beraber bilirkişilerin tespitinde son söz hakime aittir. Bu durum, resmi bilirkişiler dışındaki bilirkişilerin seçimi için geçerlidir (HUMK m.276/ II).

Patentten doğan hakka tecavüz davalarında da alanında uzman olan bilirkişiler seçilir.Bu konuda seçilecek bilirkişilerin alanında bilimsel yayınları olan,otorite sayılan kişiler olması gerekmektedir. Yargıtay II.Hukuk Dairesince verilen 08.02.1999 tarih E/K 8607-658 sayılı içtihadında, “…mahkemece davalılar eyleminin anılan madde hükmüne (Pat KHK m.136 / II ) aykırılık teşkil edip etmediğinin patent konusunda uzman kişilerden oluşan heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş,hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.”yolunda aynı görüşü açıklamıştır. Uygulamada, sadece “mühendis”, “hukukçu” veya “profesör” ünvanlı kişilerin bilirkişi olarak seçildiği,”patent konusunda uzman” olup olmadıklarının göz ardı edilerek,ciddi özensizlik gösterildiği sıkça rastlanmaktadır.
b) Bilirkişi incelemesi ve raporu
Patente tecavüz edilip edilmediği incelemesi yapılmadan önce buluş, istem/istemler, tarifname, resimler ve patent fasikülü kavramlarının bilinmesi gerekir.
Bunlardan istem veya istemler patent konusu buluşun ne olduğu hangi teknik soruna çözüm getirdiğini açıklamaktadır.Bu bilgi,patente tecavüz edilip edilmediğini belirleyici role sahiptir. Zira, bir patente ait esaslı istem veya istemlerdeki özelliklerin, haklı bir neden olmaksızın ve patent sahibinin izni olmaksızın,herhangi bir kişi tarafından ürün veya usulde kullanılması halinde tecavüz fiili gerçekleşmiş olur.
Bu sebeple,bilirkişiler öncelikle ikinci ürüne/usule ait buluşun,patent fasikülündeki istemin kapsamında olup olmadığını belirlemek zorundadır. Yorumlanan istemlerin yapısı,ikinci ürün/usulde bulunursa,buluşun tıpkısı tamamen taklit edilmiş sayılır.Bu incelemede istemlerin yapısında farklılık görülmesi de mümkündür. Bu durum tecavüz olmadığını göstermez. Patentten doğan hakka tecavüz eden tarafından buluşa yeni unsur eklenmesi yada buluştan unsur çıkarılması mümkündür.Böylece,patenti buluş ile taklit konusu ikinci ürün /usul arasında farklılık olduğu izlenimi verilir.Bu durumda aynen kullanma değil benzer (eşdeğer) kullanma söz konusu olur.
Patent başvurusu veya patentten doğan koruma kapsamının belirlenmesinde tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte,istem ve ya istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır (Pat KHK m.83/ V). Patent başvurusu veya patentten doğan koruma kapsamında tecavüzün ileri sürüldüğü tarihte kullanılan unsur ile istem veya istemlerde talep edilen unsur aynı veya eşdeğer ise,hakka tecavüzün varlığı kabul edilir.Aksine olarak,kullanılan unsur ile talep edilen unsurlar arasında farklılık varsa,yani unsurlar aynı ya da eşdeğerli değilse,hakka tecavüz yoktur (Mevci Ergün ve ark. İşletme Hukuku, Bursa 2002,s.327).
Patente tecavüz edilip edilmediği incelemesini yapan bilirkişiler tarafından, yukarıdaki yöntem izlenerek rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Raporun düzenlenmesinde özellikle(varsa)davalının işletme sırlarının korunmasındaki haklı menfaatleride göz önünde bulundurulmalıdır.Bu durumda,bilgilerin gizliliğinin korunmasında bilirkişilere büyük bir görev düşmektedir.
Uygulamada genellikle yukarıdaki yöntemin izlenmediği ve doyurucu olmayan yetersiz raporların düzenlendiği görülmektedir. Bu şekilde düzenlenen raporların alanında uzman olan ya da olmayan bilirkişiler tarafından düzenlenmesi mümkündür.Böyle düzenlenen raporların eksik incelemeye dayalı olacağı ve buna dayalı olarak nihai hüküm kurulamayacağı açıktır.
Nitekim genelde düzenlenen bilirkişi raporlarında diğer dava türlerinde uygulanan geleneksel plan ve anlatımlara aynen yer verilmektedir.
Oysa patentten doğan hakka tecavüzün tespitinde kanunun incelenmesi tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde belli bir disiplin içinde gerçekleştirilmelidir.Yeri geldiğinde o alanda yayınları ve uygulaması olan otorite sahibi kişiler de mahkemeye çağrılıp dinlenebilir,sorular sorulur ve vereceği cevaplar oturum tutanağına geçirilir.Ancak bundan sonradır ki,elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi uygun olacaktır.
Böylece raporu düzenleyen bilirkişilerin açıkladıkları görüşlerin bilimsel niteliği ve isabetli olup olmadıklarının da bir anlamda denetimleri sağlanmış olmaktadır.
Tüm bu konularda Yargıtay’ın yol gösterici ve yönlendirici içtihatlarına büyük bir gereksinim duyulmaktadır. Bu istek, hem seçilecek bilirkişiler hem de düzenlenecek raporların içeriği yönünden yapılmaktadır. Teknoloji üretimi ve üretimde rekabeti gerçekleştirmede,yargı erkinin vereceği kararların hızlı,adil ve isabetli olması teşvik edici olacaktır.

Jur. Dr. Mevci ERGÜN 
Avrupa Patent Vekili

Bir Cevap Yazın