cizgi
duyuru DUYURULAR :
Web sitemiz yenilenmiştir, üst menüden ilgili içeriklere aynı şekilde erişebilirsiniz..

Monthly Archives: Nisan 2016

26 NİSAN FİKRİ MÜLKİYET GÜNÜ

FİKRİ MÜLKİYET  GÜNÜ

PATENT İHLALLERİ CAN YAKABİLİR

Patent ihlalleri can yakabilir

 

Uluslararası fuarlar ihracat hedeflerimizi yakalama açısından büyük önem taşıyor. Her geçen yıl da böyle fuarlara katılan Türk şirketlerinin sayısında da ciddi bir artış yaşanıyor. Fuarlara katma değeri yüksek, yenilikçi ürünlerle katılan şirketler ise diğerlerine göre her zaman bir adım önde oluyor, daha fazla dikkat çekiyor.

Özellikle batılı şirketler, mutlaka her yeni çıkardığı ürün ya da mevcut ürünler üzerinde yaptıkları her iyileştirme için mutlaka patent ya da faydalı model tescilini almaya çalışıyor. Hatta, fonksiyonelliğin ötesinde estetik bir dizayn söz konusuysa, böyle şirketler ayrıca endüstriyel tasarım tescillerini de gerçekleştiriyorlar. Sonuç olarak, çok güçlü bir ticari savaş enstrümanı olan bu tescillerle bir taraftan kendi entelektüel değerlerini koruma altına alırken diğer taraftan da rakiplerinin hareket alanını giderek daraltıyor.
Fuarlar ise böyle firmaların sahip oldukları Sınai Mülkiyet haklarını rakipleri üzerinde kullanmak için en doğru adres oluyor. Böyle bir saldırıya muhatap olanı tarafın tüm dünyadan gelen sektör mensupları önünde ne kadar kötü bir duruma düşeceğini tahmin etmek de zor olmasa gerek. Markanın itibar kaydı, fuar standındaki ürünlerin toplatılması, ardından gelecek tazminat davaları gibi tehlikeler burada mevcut.
Peki böyle fuarlara katılmadan önce nelere dikkat etmemiz gerekiyor?
İlk yapılması gereken öncelikle fuarın düzenlendiği ülkede ve mümkünse tüm yurtdışı pazarı kapsayan ülkelerde marka tescilleri yapılmalı.
Bunun ötesinde, eğer fuara yeni çözümlerle katılıyorsanız bu çözümlerine yönelik patent başvurularını da yapmış olmanızda büyük fayda var. Böylece taklit edilme riskini büyük oranda elimine etmiş olacaksınız.
Ancak yeterli değil. Dünyada yılda 2 milyondan fazla patent başvurusu yapılıyor, bunlardan sadece 4 bin tanesi Türklere ait. Yani bir mayın tarlası üzerindeyiz, her attığımız adıma dikkat etmeliyiz. Dolayısıyla en azından fuarın düzenlendiği ülkede kapsamında bir patent araştırması yapılmalı, bu ülkedeki başkaları adına tescilli ilgili patentler hakkında fikir sahibi olmalıyız. Aslında olası bir patent ihlal riskini tespit etmenin en bilinen yöntemi üretim serbestliği çalışmalarıdır (Freedom to Operate). Yetkin patent vekillik ofisleri bu konuda istenen danışmanlığı sağlayacaktır.
Böyle bir çalışma yaptırdınız ve hala aktif bir patenti ihlal ettiğiniz ortaya çıktı. Bu durumda atılacak en doğru adım üründe patentin etrafından dolaşmayı sağlayacak (design around) modifikasyonlar yapmaktır. Tabi tüm bu süreç mutlaka patent vekilinizin gözetimi altında yürütülmeli.
Tabi anlaşılacağı üzere patent vekili tüm bu süreçlerde son derece kritik bir noktada duruyor. Türkiye’de patent vekillik ofisi olarak faaliyet gösteren ancak bu alanda çok az tecrübesi olan çok sayıda firma da ne yazık ki mevcut. Çalışacağınız patent vekilini seçerken, firmada mühendis kökenli ve sizin teknik alanınıza uygun patent vekillerinin olup olmadığına, patent alanında hizmet verdiği kurumsal referanslarına, Avrupa Patent vekili olup olmadığına bakınız.
Peki fuarda bir patent ihlali aksiyonu ile karşı karşıya kalırsanız ne olur?
Öncelikle hak sahibi firma ilk olarak yetkili mahkeme aracığıyla ihtiyadi tedbirtalebinde bulunacaktır. Bu durumda habersiz bir şekilde ilgili kolluk kuvvetleri standınıza gelmekte ve taklit olduğu iddia edilen ürünleri stanttan kaldırmanız istenmektedir. Genelde fuardaki bu aksiyonlar patent tecavüzüne ilişkin hukuk davaları takip etmektedir. Bu davaların sonucunda mahkemeler yüklü maddi ve manevi tazminatlara hükmedebilmektedir.
Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak için alınabilecek bir başka önlem de “koruyucu mektup” yöntemine başvurmaktır. Koruyucu mektup çalışmasında, önceden patent vekilinize hazırlattığınız üretim serbestliği çalışmasını baz alan ama başka birçok detayı da içeren bir ihlal analiz raporu, fuarın düzenleneceği ülkedeki ilgili mahkeme ve polis mercilerine kayıt ettirilmektedir. Örneğin Almanya Patent kanunları buna izin vermektedir.
Böyle bir mektup varsa, mahkemeler hukuki saldırı planlayan karşı tarafın talebine rağmen ihtiyadi tedbir hakkı tanımada gönülsüz davranacaktır. Zira bir ihtiyadi tedbir talebi verilmesi için açık bir ihlalin var olması gerekmektedir. Oysa sizin raporunu böyle bir ihlalin olmadığı tüm teknik ve hukuki gerekçelerle anlatmaktadır.
Son olarak fuar esnasında mutlaka ürünlerinize ait tüm başvuru ya da tescil belgelerinin bir kopyalarını da yanınızda bulundurun. Bu belgeler sizin kesinlikle bir taklitçi değil aslında kendi buluşları olan, yenilikçi bir firma olduğunuzun da en net göstergesi olmaktadır.
En derin sevgi ve saygılarımla,
Erdem Kaya
UPB Yönetim Kurulu Başkanı

PATENTLENEBİLİRLİK KRİTERLERİ

PATENTLENEBİLİRLİK KRİTERLERİ

 

Bir buluşa patent alabilmenin ilk şartı teknik bir problemi çözüyor olmasıdır. Diğer bir deyişle ortaya çıkan faydanın görecesiz olması, ölçümlenebilir olması istenmektedir. Örneğin çok lezzetli bir süt ürettim argümanıyla patent alınması mümkün değildir. Zira lezzet kavramı kişiden kişiye değişen görece bir kavramdır ve ölçümlenebilir bir şey de değildir. Ancak raf ömrü piyasadakilerden daha uzun bir süt ürettiyseniz, bu teknik bir problemi çözme şartını karşılıyorsunuz demektir.

Buluşunuzun patent alabilmesi için ikinci şart ise dünya çapında yeni olmasıdır. Bunun anlamı, ortaya koyduğunuz çözümün patent başvuru tarihinden önce yazılı, sözlü ya da kullanım yoluyla kamuya açıklanmamış olması gerekmektedir. Örneğin, buluş olduğunu düşündüğünüz bir çözümün birebir aynısı 5 yıl önce bir Amerikan patent dokümanında ifşa edildiyse buluşunuz ne yazık ki yenilik kriterini karşılamamaktadır. Sadece Türkiye’de patent almak bile isteseniz, patent kanunumuzda dünya çapında yenilik olma şartı arandığından, söz konusu Amerikan Patenti sizin patent almanızın önüne geçebilmektedir.

Yeniliği belirlemenin en etkili yöntemi patent araştırmasıdır. Eğer tecrübeli ve teknik olarak yetkin bir patent vekiliyle çalışıyorsanız, patent vekiliniz size kapsamlı bir patent araştırması yapacak ve buluşunuzun hangi özelliklerinin önceki teknikte yer almadığını belirleyecektir. Sizler de halka açık veritabanlarından (espacenet gibi) temel seviyede patent araştırmaları yapabilirsiniz.

Patent araştırmasının sonucunda buluşunuza birebir benzer bir çözüm yoksa, aşmanız gereken bir diğer kriter ise tekniğin bilinen durumunu aşma kriterdir. Bu kriterin bence en anlaşılabilir tanımı, buluşunuzun o teknikte alanda uzman bir kişi aşikar bir çözüm olmaması istenmektedir. Teknikte uzman kişi sanal bir karakterdir ve en temel özelliği mevcut tekniği çok iyi bilmesi ancak buluşçu bir yeteneğe sahip olmamasıdır. Aşikarlık kriteri yoruma çok açık, nasıl değerlendirilmesi gerektiği hakkında onlarca kitap bulunan ve dinamik olarak içtihadı değişen bir kriterdir. Konu hakkında fikir sahibi olabilmeniz için en basit anlatımla bu kriteri şöyle açıklayabilirim. Örneğin, mukavemeti artırma amaçlı bir sac plakanın yüzey alanını artırmak bir makine mühendisi için çok aşikar bir çözümdür. Ancak, örneğin yüzey alanını artırırken kullandığınız form normalden öngörülenden öte bir mukavemet sağlıyorsa, bu durumda ortaya koyduğunuz özel form ışığında buluşunuzun aşikar olmadığı kabul edilebilir.

Son kriter ise sanayiye uygulanabilirlik kriteridir. Eğer ayakları yere basan bir çözümü patent dokümanında yeterli teknik detaylarla anlattıysanız bu kriterde hiçbir sorun yaşamazsınız. Ancak, soyut bir fikri çok da detay vermeden patent ile korumaya çalıştıysanız, sanayiye uygulanabilirlik şartını karşılamanız çok da mümkün gözükmemektedir. Örneğin, ben elektrik motoruyla içten yanmalı motoru beraber kullanacağım ve bu sayede ciddi yakıt tasarrufu yapacağım şeklinde bir anlatımla patent alınamaz. Zira burada cevaplanmamış onlarca soru vardır. İki motorun çıkış millerinin nasıl birleştirileceği, hangi motorun ne zaman aktif olacağının nasıl belirleneceği gibi gibi. Bir buluşa patent almak için onu üretmiş olmanız gerekmez, hatta ortada bir prototip de olmayabilir ancak el çizimiyle bile olsa o alanda uzman kişini buluşu uygulayabileceği kadar bir teknik bilgiyi de vermeniz gerekmektedir.

Son olarak, tüm bu kriterlerin gerçek anlamda analizi patent başvurusundan sonra gerçekleşen patent araştırma ve inceleme süreçlerinde, resmi patent ofislerindeki ilgili patent uzmanları tarafından belirlenmektedir. Tecrübeli bir patent vekili ile çalışıyorsanız, patent vekiliniz de size başvuru öncesi buluşunuzun patentlenebilirliği hakkında temel bir fikir verebilecektir.

Tüm bu kriterleri karşılayan buluşlar 20 yıllık incelemeli patent belgesi alma hakkını kazanır. Bir istisna olarak, faydalı model tescili almak için aşikar olmama şartı aranmamaktadır. Yukarıdaki örneğe dönersek, örneğin bir çamaşır makinesi kasasının yüzey alanını mukavemet sağlama amacıyla artırmak aşikar bir uygulama olacağı için patent ile korunamaz. Ancak, eğer daha önce çamaşır makinesinde böyle bir uygulama yapılmadıysa, yani yenilik şartı sağlanıyorsa bu durumda bu çözüm faydalı model ile 10 yıl sürecek etkin bir hukuki koruma altına alınabilir.

Patentlenebilirlik kriterlerinin yorumlanmasına ilişkin onlarca kitap, yüzlerce makale ve mahkeme kararı mevcuttur. Ben bu yazımda çok basit şekilde konunun temelini siz değerli okuyucularıma aktarabilmek istedim.

Konu hakkında daha spesifik soruları olanlar her zaman bana aşağıdaki iletişim adresimden ulaşabilir.

En derin sevgi ve saygılarımla,

Erdem Kaya

UPB Yönetim kurulu Başkanı